logo

SÜLÜN KUŞU’NUN SAMSUN’LA NE KADAR İLGİSİ VAR ?

Ferruh ÇETİN’den anılar…

SÜLÜN KUŞU’NUN SAMSUN’LA NE KADAR İLGİSİ VAR ?

Bizim çocukluğumuzda, Bafra’nın tüm ormanları Sülün kuşlarıyla kaynıyordu.
Büyük ağabeyim avcı olduğu için, sık sık evde sülün etinden yapılmış çok lezzetli yemekler yiyorduk.
Giderek avcılığın artması ve özellikle köylerde 1970’lerden sonra başlayan kontrolsüz avlar sonucu o güzelim Sülün kuşlarının ormanlardaki nesli yok edildi.
SÜLÜN KUŞU 1980’E KADAR SAMSUN BELEDİYESİNİN AMBLEMİ’YDİ
Bir zamanlar Sülün kuşları Samsun Belediyesinin amblemiydi.
Zamanın Belediye Başkanı K. Vehbi Gül, inatla gaga gaga’ya bitişik iki sülün kuşunu Samsun Belediyesine “amblem” yapmış ve o günlerde Samsun’da büyük tartışmalar yaşanmıştı.
Atatürk şehrinde, bir Belediyenin ambleminin Sülün kuşu olarak tescil ettirilmeye çalışılması, K. Vehbi Gül’ün o günlerde “Atatürk düşmanı kişi” olarak suçlanmasına neden olmuştu.
O günlerde davalar açıldı mı, şu an pek hatırlayamıyorum.
Ancak, ben gazeteci olarak bu konuda birçok haber yaptığımı hatırlıyorum.
Yine yanılmıyorsam, Samsun Belediyesinin gaga gaga’ya olan iki sülün kuşlu amblemi, 12 Eylül 1980 ihtilalinden sonra göreve getirilen emekli Albay rahmetli Selahattin Ereren zamanında kaldırılmıştı.
Kuranı Kerim dahil tüm öteki dinlere göre de Sülün kuşunun kutsallığı var mı diye araştırdım. Ancak öyle bir bulguya rastlayamadım.
Araştırmamım sebebi şuydu :
Zamanında Samsun Belediye Başkanı K. Vehbi Gül Sülün kuşunun kutsallığından bahisle, Belediyenin amblemi yapmıştı.
Bugün Samsun Büyükşehir Belediyesinin amblemi Onur Anıtı olan Atatürk’ün şaha kalkmış heykelidir.
Samsun Büyükşehir Belediyesi, her halde bir zamanlar Belediyenin amblemi olan Sülün kuşlarını, eski idareye saygıdan dolayı kentin bazı semtlerindeki göbeklere dev Sülün heykelleri koyarak yerine getirmiş olmalıdır.
YERLİ KUŞ DEĞİL
Aslına bakarsanız, Sülünün anavatanı Asya’dır. Avrupa’ya Büyük İskender tarafından getirilmiştir. Kafeslerde ve çiftliklerde evcil olarak da beslenir. Eski Mısır ve Romalılar zamanında zenginlerin sofralarında kıymetli bir et çeşidiymiş. Âdi sülün, gümüş sülün, altın sülün, Japon sülünü, Malaya sülünü en çok bilinen türleridir. Yurdumuzun fundalık bölgelerinde âdi sülüne bol miktarda rastlanmaktadır.
YAŞADIĞI YERLER
Sülün kuşları daha çok Dağlarda en sık çalılıklar arasında yaşarlar.
Sülünler dünyanın en süslü kuşlarındandır. Tüyleri çeşitli mâdenî parıltılı renkli olur. Dişiler daha soluk renkli ve kısa kuyrukludur. Dişiler, yerde çalılıklar, ot ve yaprak kümeleri arasında eştikleri yuvalarda veya yosunlar üzerinde 8-15 yumurta yumurtlarlar. Erkekler çok eşlidir. Ayaklarında keskin ve güçlü mahmuzlar vardır. Ayak ve gagaları güçlü olup, çoğunlukla yerde gezinerek toprağı eşerek tohum, kurtçuk ve böcek ararlar. Tehlike ânında gürültülü şekilde havalanarak kısa mesafeler arasında hızla uçar veya koşarak çalılıklar arasında gizlenirler. Tilki, sırtlan ve insan tabiî düşmanlarıdır. Kirpi ve fareler de yumurtalarına musallat olurlar. Erkeklerin çoğu 80 cm boyundadır. Bazılarının iki metreye varan kuyrukları vardır. Kuluçka süresi 25-26 gündür.
50 TÜRÜ VAR
Sülünler ağaçlık alanlarda, çayır ve tarlalarda tohumları, meyveleri ve bu böcekleri yiyerek beslenen uzun kuyruklu kuşlardır. Genellikle 16 cins altında toplanan 50 türü vardır. Ağaçlara tünemekle birlikte yerde beslenirler. Akrabaları olan orman tavuklarının tersine tüyleri burun deliklerine ve bacaklarına kadar inmez. Erkekler güzel tüyleriyle dikkat çeker. Ayaklarının hemen arkasında bulunan mahmuzlarını üreme mevsiminde dişiler için kavga ederken kullanırlar. Sülünler kaba ve yüksek sesle öterler ağır gövdeleri nedeniyle keklik ve turaçlardan daha çok gürültü çıkararak uçarlar. Sülünler eti lezzetli sayılan gözde av kuşlarıdır. Anayurtları olan Asya’dan yeryüzünün birçok yerine götürülerek üremeleri sağlanmıştır. Türkiye’de Marmara Bölgesi’nin doğusunda ve Karadeniz Bölgesinde yaşayan sülün son derece azaldığından koruma altına alınarak üretilmeye çalışılmaktadır. Anadolu’dan Japonya’ya kadar yayılmış olan bu sülünün birçok alttürü vardır.
18. yüzyılın ikinci yarısında Avrupa’ya 19. Yüzyılın ikinci yarısında Avustralya ve Kuzey Amerika’ya götürülen sülünler büyük ölçüde boynunda beyaz bir halka bulunan alttürün üyeleridir. Bayağı sülünün erkeği üreme mevsiminde iki yada üç dişi ile çiftleşir. Bazı sülünler son derece güzel renk ve desenleriyle dikkat çeker.
Süs hayvanı olarak da beslenen bu türlerden Lady amherst sülünü ile altın sülün Avrupa’da yaygın biçimde tanınır. Monal sülünleri de göz alıcı renklerle bezelidir. Örneğin Himalaya monal sülününde erkeğin başı yeşil ve gerdanı metalik yeşil, boynu ve ensesi bakır renkli, kanatları morumsu, sırtı beyaz, kuyruğu turuncu ve alt bölümleri siyahtır. Asya’nın güney kesimlerinde yaşayan tragopan sülünleri de yeryüzünün en parlak renkli kuşları arasında yer alır.
SÜLÜN KUŞUNUN GENEL ÖZELLİKLERİ
Sülün, küçükbaşlı, uzun boyunlu, uzun kuyruklu ve derin vücutlu bir kanatlı türüdür. Sülünlerin erkekleri ve dişileri birbirine benzemez. Erkek sülünlerin daha güzel olarak dişilere göre daha parlak renkli tüyleri ve uzun kuyrukları vardır. En çok bilinen bayağı sülün (Phasianus colchicus) dünya üzerinde hem doğal alanlarda bulunur hem de çiftliklerde yetiştirilir. Vücut uzunlukları 53-89 cm, kuyruk uzunlukları 20-47 cm ve kanat açıklığı ise 70-80 cm arasında değişir. Erkekler ortalama 1160 g, dişiler ise 970 g gelirler. Erişilen en yüksek ağırlıklar erkeklerde 1800 g, dişilerde ise 1250 g’ dır. Denizden 400 m. yüksekliğe kadar olan mıntıkalarda orman kenarında, sulak, ağaçlık yerlerde, ekili alanların çevrelerindeki çalılıklarda yaşarlar. Yuvasını yerde yapar, bir seferde 12-16 taneye kadar yumurtlayabilirler. Kuluçka süresi 24 gündür. Yavrular 2 haftada analarıyla ağaçlara tüneyecek kadar uçabilirler. 3 haftada iyice uçarlar. Geceleri ağaçlarda tünerler. Meyveler, taneler, bitki yumruları, ot tohumları ve böceklerle beslenirler.
YURDUMUZDA DAHA ÇOK ORTA VE BATI KARADENİZ ORMANLARINDA VAR
Yurdumuzda doğal olarak Samsun, Sinop, Zonguldak, Sakarya, Kocaeli, illerinde, İstanbul’un Şile, Terkos, Beykoz, Sarıyer, Çatalca, Kırklareli’nin Vize, Saray, Tekirdağ’ın Çorlu Çerkezköy, Bursa’nın Karacabey ve M. Kemalpaşa ilçelerinde bulunur.
Sülünler omnivordurlar. Yani hem hayvansal hem de bitkisel besinlerle beslenirler. Doğadaki başlıca yiyecekleri tahıllar, bitki tohumları, meyveler ve yeşil filizlerdir. Hayvansal yiyecek türleri Artropodalardan larva ve erginler olmak üzere Ağustos böcekleri, karıncalar, çekirgeler, örümcekler, sinekler, salyangoz lar, sümüklüböcekler ve solucanlardır. Daha ender olarak küçük omurgalılardan kurbağalar, kertenkeleler ve yılanları da yerler. Yavrular ilk iki gün çok az yerler. Sonra küçük çimler, ölü yapraklar ve küçük böceklerle beslenirler. Yaklaşık 10 günden sonra yeşil bitkileri 6. Haftadan sonra ise tohumları yemeye başlarlar. Yiyeceklerini genellikle yerden alırlar. Toprağı eşeleyerek ve gaga ile yanlara dağıtarak bitki köklerine ulaşırlar. Böylece 8 cm derinlikteki kökleri ve yumruları yiyebilirler.
NASIL SES ÇIKARIYORLAR
Sülünler çok değişik sesler çıkarırlar ve bu seslerin her biri değişik anlamlar taşır. Geceleyin tünediklerinde kimi zaman düşük tonda hoşa giden, rahatlatıcı bir şarkı gibi ses çıkarırlar. Bu sesi çıkarırken gagaları kapalı olur. Erkekler çok yüksek tonda, ani, kalın ve sert bir ses çıkarırken, dişiler kesik kesik iki heceli olarak nitelendirilebilecek bir ses çıkarırlar. Genellikle guguk kuşunun sesine benzeyen yüksek tonda boğuk bir ses alarm sesi olarak nitelenir. Erkekler dövüşme sırasında ise çok kısa süren ahenksiz bir ses çıkarırlar ki buna da protesto sesi denir. Kendi eşine başka bir erkeğin yaklaşması durumunda, onun geri çekilmesini ve yatışmasını sağlayan boğazdan bastırıcı bir ses çıkarmasına ise “koruma sesi” denebilir. Dişiler çiftleşme döneminde “ kia kia” biçiminde boğuk ve kısık bir ses çıkarırlar. Bir başka dişi ile dövüşme sırasında kedi mırlamasına benzer ses ise tehdit gibi bir anlam taşır.
SOSYAL DAVRANIŞLARI
Erkekler genellikle ayrı gruplar oluştururlar. Her gruptaki erkek sayısı 10b kadardır. Dişiler erkeklerden daha sosyaldir ve gruptaki birey sayısı 30’a dek çıkar. Sürüdeki erkekler arasında güçlü bir hiyerarşi vardır. Dişilerde daha az hiyerarşi görülür. Doğadaki erkek-dişi oranı 1-1’dir. Yani tek eşli bir yaşam söz konusudur. Ancak bu oran ilkbaharda 1,4-6’ya dek çıkabilir, yani çok eşli yaşam sürerler. Genç erkekler ilk sonbaharda saldırgan davranış gösterebilirler. Üreme Özellikleri Ticari amaçla başlatılan ıslah çalışmaları sonunda eşeysel olgunluk yaşı 28. Haftaya dek kısaltılabilmiştir. Ancak yetiştirme koşullarına bağlı olarak değişebilmektedir. Dişiler Mart ayı ortası veya sonundan Haziran başına kadar yumurtlar. Bu dönemde 50-60 adet yumurta yapabilmektedirler. Özellikle Fransa ve İtalya’da yürütülen ıslah çalışmaları sonunda yıllık yumurta üretimi 150 âdetin üzerine çıkan hatlar oluşturulduğu bilinmektedir.

SÜLÜN ETİNİN ÖZELLİKLERİ
Ülkemizde henüz av alanları için yeterli bir Pazar söz konusu değildir. Bu nedenle sülün yetiştirmek isteyenler öncelikle sülün eti satışını düşünmeleri gerekir. Bunun yanında zevk için sülün yetiştirmek isteyenlere canlı sülün ve damızlık yumurta satışı, küçük çapta da olsa yapılabilir. Sülün eti çok lezzetli ve besleyicidir. Protein yönünden kanatlılar içinde en zengin olanıdır. Buna karşılık çok az yağlı ve kalorisi düşüktür. Sülün eti bu özellikleri nedeniyle lüks bir et türüdür ve her zaman tavuk etinin yedi katı gibi yüksek fiyatla satılır. Et için pazarlama ve kesim yaşı 14-22 hafta arasıdır. Daha ileri yaşlarda et sertleşir ve yağlanır. Örneğin Fransa’da sülünler 6. Haftada 500-600 g ağırlıkta, 13. Haftada 1300 g civarında kesime gider. Damızlık dönemi sonunda kesilenle r çorbalık olarak değerlendirilir. Sülün eti tüketimi gelenekse l olarak sonbahar ve kış aylarında yükselmektedir. Sülün eti üretiminde yem giderleri genel giderleri n % 50’sini oluşturur. Haftada sülün başına 400-500 gram yem tüketilir. İyi bakım ve besleme koşullarında % 5’e kadar ölüm normal sayılır. Bu veriler göz önüne alınarak yaklaşık bir maliyet ve karlılık tahmini yapılabilir.
BİRÇOK ÇEŞİDİ VAR
Zoolojik Sınıflandırmadaki Yeri Ve Sülün Irkları
Sülünler zoolojik sınıflandırmada tavuklar ve bıldırcınlarla birlikte Aves (kuşlar) sınıfında ve phasianidae (sülünler) familyasında yer alırlar. Bu familyada bulunan phasianus genusundan çok sayıda sülün türü vardır. Sülünler doğu kökenli olmalarına karşın, Avrupa ülkeleri, Birleşik Amerika ve Kanada iklimleri ne başarı ile uyum gösterebilmişlerdir. Tarihsel kayıtlara göre sülün Avrupa’ya M:Ö: 1300 yıllarında getirilmiştir. Başlıca sülün ırklarının özellikleri aşağıda sırasıyla belirtilmiştir.
SİYAH BOYUNLU SÜLÜN
 Kaynağı Karadeniz Bölgesidir. Batı Avrupa’ya buradan götürülmüş ve yetiştirmeye alınmıştır. Erkekte omuzlar, butlar ve vücudun arka kesimi kahverengidir. Vücudun diğer kesimleri bakır kırmızısı, baş ve boyun ise koyu yeşildir. Dişilerde tüm vücut koyu kırmızımsı renkte ve koyu beneklidir.
MOĞOL SÜLÜNÜ
Kaynağı Orta Asya’dır. İri yapılı bir sülün ırkıdır. Erkekte boyun menekşe renklidir. Geniş ve beyaz renkli gerdanı vardır. Omuzlar ve vücut tüyleri genellikle yeşilli koyu kırmızı renktedir. Dişide ise renk pembemsi sarı veya gölgeli kahverengidir. Sırt ve butlarda belirgin siyah benekler bulunur.
BOYUN HALKALI SÜLÜN
Kaynağı Çin olmakla birlikte Kuzey Amerika’da yoğun olarak yetiştirilmektedir. Orta büyüklükte bir sülündür. Boyunda halka şeklinde beyaz renkli tüyler bulunmaktadır. Erkeklerde gerdan geniş ve beyaz, göğüs koyu kırmızı, sırt bölgesi sarı, omuzlar gri, yanlar portakal ve arka kesim yeşil renklidir. Böylece erkeklerde değişik çok renklilik egemendir. Dişiler ise vücudun tüm bölgelerinde değişik tonda kahverengi veya gölgeli kahverengi taşırlar.

FORMASAN SÜLÜNÜ
Erkekler renk yönünden P. torguatus’ a benzer, fakat daha mavimsidirler ve renkleri parlak değildir. Dişilerin tek farkı ise göğüs bölgesinin solgun renkli oluşudur. Yani vücudun diğer kesimleri gölgeli kahverengidir. 
ALTIN SÜLÜN

Orta Çin kökenli ve dünyada en çok tutulan ırktır. Güzel görünüşlü ve parlak renklidir. Yetişkin erkeklerde ibik, sırt, gaga ve incikler sarı, yanlar siyah çubuklu portakal renkli, örtü tüyleri yeşil ve kanatlar mavidir. Omuzlar, arka kesim ve alt kesim derin koyu kırmızı renklidir. Kuyrukta kahverengi egemendir. Dişiler ise siyah çubuklu sarı renklidir. Evcil yaşamda ve küçük bölmelerde yetiştirmeye çok elverişlidir.
SAMSUN’DA ÜRETİMİ YAPILIYOR
Sülün kuşu Samsun’un Tekkeköy ilçesinde bulunan Gelemen Sülün Üretme İstasyonu’nda da üretiliyor.
Son 10 yıl içerisinde 136 bin 172 adat sülün doğaya salınmış.
Samsun’daki üretim istasyonunda üretilen sülünler Samsun haricinde Bartın, Bilecik, Sakarya, Rize, Düzce, Giresun, Bolu, Ordu ve Zonguldak illerine gönderiliyor. 21 gün kuluçka makinesinde kalan sülün yumurtaları 21. gün sonunda çıkım makinesine alınıyor. Çıkım makinesine alınan yumurtalar en fazla 7. günün sonunda civciv olarak çıkım makinesinden alınıyor. Büyütme kafeslerinde 3 hafta kalan civcivler karanlık odalı kapalı kümeslere alınıyor. 8 Haftalık sülünler tahsis yerlerine göre doğaya bırakmaya hazır hale getiriliyor
Sülün kuşlarının avlanması da yasaktır.

 

Etiketler: » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

4+8 = ?