logo

Konumuz Deizm!…


Hüseyin Kurt
mavihaber@yandex.com.tr

ADAMI DİNDEN EDERSİNİZ!..

Konumuz Deizm!

Geçtiğimiz günlerde Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, gençlerde deizm ve ateizmin yaygınlaştığı iddialarına ilişkin, “Bizim milletimizin hiçbir ferdi böyle sapık, batıl bir anlayışa asla prim vermez. Milletimize, gençlerimize kimse iftira atmasın.” dedi.

Dedi ama biraz geç dedi?

Geç dedi çünkü birileri çıkar “Bu durum oluşana kadar neredeydiniz?” diye haklı olarak sorar.

‘Deizm neden gündeme geldi veya yayılma eğilimi gösterdi’ diye incelemek gerek.

Nihayetinde; Hiçbir şey sebepsiz olmaz…

***

Önce Deizmin ne olduğundan başlayalım;

Deizm, Yaradan’a inanmakla birlikte, belli bir dinin dogmalarını ve ilkelerini benimsemeyen görüş, bir nevi Yaradan’ın evreni yarattıktan sonra onu kendisi işlemesi için kendi başına bıraktığı inancı…

Biz inananlar için Deizm kutsal kitabı ve peygamberleri yok saydığından uzak durulması gereken bir düşünce şekli.

Aslında Deizm haricinde farklı yaklaşımlar ve inanışlarda var!

Mesela Ateizm!

Yaradan’ı reddettiği gibi tüm tanrılara ve ruhsal varlıklara olan metafizik inançları ve dinleri reddeden; doğruluğuna inanılan gerçekliği inanç yoluyla açıklamayı kabul etmeyen bir felsefi düşünce akımıdır. Bunlara, Ateist yani “Tanrı tanımaz” veya “Allahsız” diyoruz.

Bir de Agnostisizm var!

Agnostikler teolojik olarak Yaradan’nın varlığının veya yokluğunun, bilimsel olarak da evrenin nereden türediğinin bilinmediğini veya bilinemeyeceğini ileri süren felsefi bir akımdır. Bu akımın takipçilerine agnostik veya “bilinemezci” denir.

***

Deizm insanların dinden uzaklaşması ile oluşan bir seviye. Bir sonraki aşaması ise Ateizm!

Peki Türk toplumunu dinden, Müslümanlıktan uzaklaştıran, Deizm’e iten nedenler ne diye bakalım.

Televizyon programlarında dini sohbetler adı altında işin ucu sapkınlığa, aptallığa, uyanıklığa, popülist yaklaşımlara, magazin programlarına kadar uzanan sorulu-cevaplı sözde hocalı sohbetler ile başladı her şey!

TV’de “Hocam eşarbımın üzerine gözlük takıyorum. Caiz mi?” soruları ile başlayıp,

“Sevgilime kavuşmak için dua ediyorum, o da kendi sevdiğine kavuşmak istediği sevgilisi için dua ediyor. Kimin duası kabul olur?” gibi aptalca sorulara.

Küçük çocuklara sırf magazin olsun diye saçma soru sordurup reyting adına mübarek Ramazan ayında dini komik sorulara mahkûm edenlerden,

“Ben imam nikâhlı birisiyle evliyim, günah işliyor muyum?” gibi bırakın dini evrensel ahlaki kurallara bile ters olan ve cevabını herkesin bildiği soruların sorulduğu TV şov programları…

***

Bu TV programları zaman içinde evrildi ve Diyanetin yapmadığı, yapamadığı ve bu boşluktan yararlanan bazı yapıların şov amaçlı sözlerine, kendi kendilerine soru sorup cevabi olarak fetvalar verdikleri bir süreç başladı!

Biraz hatırlayalım!

Çıkıp “6 yaşındaki kız çocuğu evlenebilir” diyerek toplumda infial yaratan zihniyetin sanki devamıymış gibi “1 yaşındaki kızla da evlenilebilir” e varan zihniyetin vardığı son nokta ise “Asansörde halvet” gibi söylemesi, düşünmesi bile utanç verici söylemler ve sözde söylemler…

Başka söylemler ve ürünlerde var!

Cinsel organ duaları kitabı,

375 liraya cevşenli yanmaz kefen,

130 liraya terlik,

Vs. vs…

Birlere Allah tarafından okuyup anlayalım diye indirilen kutsal kitabımız yaşama dair bir yasa ve kurallar kitabıdır. Özü güzel ahlaktır. Ama birileri dinden ahlakı çıkarıp işlerine gelen kısımlarını söyleme sürekli gündem olma ve inananları sürekli bir yapıya angaje etme, kurdukları yapıyı besleme ve büyütme derdinde…

Tüm bunları üst üste koyduğumuzda toplumun önüne zorlaştırılmış, ahlaktan uzak, cevabı evrensel ahlaki değerlerin içinde olan sapkın ve belden aşağı sorular ve fetvalar ile dini magazinsel hale getiren yapılar insanları dinden uzaklaştırıyor.

Sadece bu da değil;

Hocaların merkeziyetçi ve siyasi Cuma hutbeleri, siyaset kokan vaazları, cemaati hakir gören ve sürekli yargılayan söylemleri, her hutbenin, vaazın, söylemin sonuna “camimize yardım” denilerek cebinde çay içmeye parası olmayan cemaati toplum içinde ezmeleri bir yerden patlak vermeye başladı.

Ve nihayetinde Diyanet yıllar sonra gerçeği gördü ve endişe içinde üst üste açıklamalar ve icraatlar yapmaya başladı!

E biraz geç oldu yani!

Diyanetin bu çalışmaları biraz daha gecikir veya devamı gelmezse maazallah bu millet Deizm’den Ateizm seviyesine geçer!

Dönüşü de olmaz!

Aman ha!

Share
#

SENDE YORUM YAZ

6+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Karadeniz’de Pontus kalıntıları rahat durmuyor.

    21 Nisan 2018 Makale, Manşet, Tüm Manşetler

    19 MAYIS’IN 100. YILI ve PONTUSCULAR  Karadeniz’de Pontus kalıntıları rahat durmuyor. 19. Yüzyılın ortalarında Yunan bağımsızlık hareketiyle ortaya çıkmış ve Megalo İdea'nın bir uzantısı olarak Doğu Karadeniz kıyılarında Pontus adı altında sözde bir Yunan – Rum devleti kurulması amacı çerçevesinde pontusculuğu yeniden gündeme getirme derdinde. Bu amaçla sözde Ermeni soykırımı iddialarından sonra Karadeniz bölgesini Pontus hayaline hazırlamaya çalışan Rum çetecilerin zulmünden bölge insanını kurtarmak üzere Atatürk'ün Samsun'a çıktığı 19 Mayı...
  • BU ATEŞİ SÖNDÜRELİM!

    19 Nisan 2018 Makale, Manşet, Spor, Tüm Manşetler

    AYAĞA KALK SAMSUN! Samsunspor’u yönetenler ektiklerini maalesef her zamanki gibi yine taraftara biçtirecek gibi görünüyor. Üç maç kaldı. Denizlispor’u yenemezsen işin mucizelere kalır. Bence; Denizlispor’u yenemezsek Lig’de kalmayı unutalım. Rakiplerin Gaziantepspor’la maçları var. Üç puanları cepte. Kazanmak farz oldu… Bundan sonra ne yaparsan yap, bu maçı kazan. Gün birlik günü. Fakat; hesaplar da elbette sorulmalı. Konuşan yok. Ayağa kalk Samsun ayağa! Taraftarın dediği gibi, ‘vur kır parçala bu maçı kazan!’ durumundayız… Deniz...
  • Bugün itibariyle tam 396 günümüz var!…

    18 Nisan 2018 Makale, Manşet, Tüm Manşetler

    SAMSUNLULUK RUHU VE 19 MAYIS 2019 19 Mayıs 2019! Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 100. Yılı... “Yeni Türkiye”nin temellerinin atıldığı gün Türkiye Cumhuriyeti için önemli tarih! Samsun için ise manevi değeri olduğu kadar kültürel, sosyal ve tarihi manada fırsatlarla dolu bir dönüm noktası potansiyeli taşıyor. Potansiyel taşıyor ama şehir olarak gözle görülür bir hazırlık veya hareketlilik yok maalesef. Bugün itibariyle tam 396 günümüz var! Yine bir fırsatı daha kaçıracağız görünüyor. Tıpkı “23. Deafolimpik Oyunları”nın Sams...
  • Trabzon un Haline Üzülüyorum!…

    17 Nisan 2018 Makale, Manşet, Tüm Manşetler

    Samsun’u Görünce Trabzon un Haline Üzülüyorum! 4000 yıllık tarihi geçmişi olan, Mısır ile yaşıt bir şehir maalesef… Mehteran takımı gibi iki sağa iki sola yerinde sayıyor… Samsun tren yolu ile özelleştirildikten sonra zorunlu emekliler dışında işten tek kişi çıkartmayan 24 saat vardiyalı çalışan deniz limanı ile Sinop tarafından taflan, Ordu tarafından Dikbıyık’a kadar uzanan raylı sistemi ile tamamen şehrin üzerinden geçen transit yolu ile sahil şeridi üzerinde yaptırılan yat limanı modern restoranları ile Samsun uçmuş… Her partiden her...