logo

ERDOĞAN, TANSU ÇİLLER’İ GEÇTİ

Cumhuriyet Halk Partisi Samsun Eski İl Başkanı Av. Tufan Akcagöz, seçim çalışmaları kapsamında Havza’daydı. Havza’da vatandaşlarla bir araya gelen Tufan Akcagöz, ‘24 Haziran’da huzur geliyor, istikrar geliyor, demokrasi ve özgürlük geliyor’ dedi. Ülke topraklarının bereketli olduğunu, ancak bu bereketli toprakların sağlam bir tarım ve hayvancılık politikası ile buluşturulmadığını savunan Tufan Akcagöz, “Toprak bereketli ama vatandaştan yana tarım politikası olmayınca, vatandaştan yana bir hayvancılık politikası olmayınca, tarım da hayvancılık da gerilemeye mahkûmdur. Şimdi yaşadığımız ve bize millet olarak yaşatılan da budur. 24 Haziran’da kurulacak olan millet iktidarında bu sorunlar tümden ortadan kalkacak, çünkü halkçı politikaların hâkim olduğu, hakça bir düzen gelecek. Özgürlük gelecek, demokrasi gelecek. Yazarken korkuyoruz. Çizerken korkuyoruz. Siyasi mizah diye bir şey kalmadı. Bir ülkenin yöneticileri hicvedilemiyorsa, o memleketin mizahı tükenmişse, çok geç olmadan o ülkeyi bu zihniyetten kurtarmak gerekir. Ülkemiz şu an koma durumundadır. 24 Haziran’a az bir zaman kaldı. Söyleyebilirim ki, Tayyip Erdoğan gidiyor. Çünkü yorgun. Bunu her geçen gün daha çok hissettiriyor. Tek parti döneminde yetmiş beş kişilik sınıflarda okuduğunu iddia ediyor. Kendisi 1954 doğumlu ve 14 Mayıs 1950 tarihinde çok partili yaşama geçtik. Kendileri ile alakası bile olmayan Üniversiteleri, biz açtık diyor. Bingöl’e gidiyor, vatandaşa ‘sevgili Diyarbakırlılar diyor. Tansu Çiller, böyle gaf şampiyonuydu. Erdoğan, Çiller’i de geçti” dedi.
ADİLE NAŞİT’E DÜŞMAN OLAN, MİLLETİN KENDİSİNE DÜŞMANDIR
AKP sözcüsü Mahir Ünal’ın, Adile Naşit’i hedef alan ve  ‘Diyorlar ki ‘Biz tekrardan eski Türkiye’yi getireceğiz’. Hangi Türkiye? ‘Adile Naşit’in ninni okuduğu Türkiye çok güzel bir Türkiye’ydi.’ Valla o Türkiye sizin için çok güzel bir Türkiye olabilir ama o Türkiye bizim için tam bir kâbustu’ şeklindeki sözlerini değerlendiren Tufan Akcagöz, “ AKP’nin propaganda filminin çıktığı gün bu açıklama yapılıyor. Filmin içinde Adile Naşit de var. Buna rağmen yapıyorlar. Adile Naşit, Türkiye’nin gülen yüzüdür. Adile Naşit’e içten içe düşmanlık besleyen her kimse, milletin kendisine düşman demektir. Adile Naşit’in masal anlattığı dönem, elbette güzel bir Türkiye dönemiydi. Türkiye’nin bu güzel dönemine çamur atmak kimin aklına gelebilir? Evet, o Türkiye’yi özlüyoruz. Günahıyla sevabıyla, geçip giden günleri aratır oldunuz. Geçmişi özler olduk. 12 Eylül vardı, cunta vardı, demokrasi ve özgürlük yoktu ama dayanışma vardı, milletin ortaklaşa hareket edebildiği bir ruh vardı. Şimdi ise sözde demokrasi var, kimse konuşamıyor. Sözde özgürlük var ama millet birbirinden korkuyor. Eski Türkiye, yeni Türkiye ayrımı yapıyorlar. Eski Türkiye’de ekonomik sıkıntıların, milletçe el ele verildiğinde aşılacağını biliyorduk. Bugünün Türkiye’si ise yolsuzluklarla anılıyor. Fırat’ın kenarında bir çobanın sürüsünden bir kuzu kaybolsa sorumlusu biziz diyerek, sureti haktan görünerek geldiler, kuzuyu bırakın sürü elden gitti, çare bulan yok. Vatandaş kendisine sormalıdır. Yolsuzluklarla idare edilen Türkiye mi, yoksa demokratik bir hukuk devleti olan Türkiye mi? Barış ve huzur içinde olan bir Türkiye mi, yoksa insanların sürekli kavga ettiği ve en ufak noktada dahi anlaşmazlığa düştüğü bir Türkiye mi? O halde seçeneğimiz var. Seçeneğimiz, Muharrem İnce” diye konuştu.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

8+6 = ?