logo

03 Şubat 2016

Dünyanın belli bir…


Erdem Avcı
erdem-avc2015@yandex.com

KAYBETTİKLERİMİZ

Dünyanın belli bir yerinde değil sadece birçok noktasında birileri birilerinin elindeki ekmeği çalma, onun küçük imkânlarına sahip olma, büyümek çemberini genişletmek için maalesef mazlum kimsesiz sesi çok az çıkanların üzerinden geçiyor. Fakir oldukları için hiç düşünmeden eziyorlar…
Açlık, kıtlık, yoklukla sürünenler maalesef inançları düşünce fikirleri onları bazı insanların gözünde bir yunus balığı, bir balina yahut bir yere sıkışmış bir kedi kadar önemi arzetmemekte.
Tabi ki duyarlı olmak, açıma duygusuna sahip olmak çok güzel fakat bunu yaparken insanoğlu geniş düşünmeli. Fikirleri onu esir almamalı. Bilindiği üzere bazı yardım kuruluşlarının kötü örnek olarak gösterilmesi diğer yardım kuruluşlarını etkilemekte, azda olsa insanlar endişe duymakta. Bu konularda hani merdiven altı vaizlerle insanları yanlış yöne sevk edenler günümüzde sürekli artış göstermekte. Önemi tam olarak kavranmamakta.
İnsanoğlu kendini başkalarının yerine koyma yeteneğini kaybetmekte. Bir Müslüman kendi için düşündüklerini Müslüman kardeşi için düşünme konusunda oldukça zayıf notlar almakta. Hatta bu konuda sınıfta kalanların sayıları her gecen gün çoğalmakta. Sürekli haberlerde yıkımlar, ölümler, bombalamalar duyuyoruz. Peki, ya o geride kalanları hiç düşünüyor muyuz?  Varil bombalarının üzerlerine boşaltıldığı bir bölgede geride kalan insanları hiç düşündünüz mü? Aslında bu o kadar zor değil.
Onların korkularını, yaralarını, çaresizliğini, imkânsızlığını, endişelerini geleceklerini düşünmek zor değil. Birazcık zahmet etsek azcık düşünsek onların yerinde oluruz. Sürekli yardımlaşmayı, iyilik yapmayı, Müslüman kardeşine sahip çıkmayı, emreden bir dinin umursamama, ilgilenmeme, görmezden gelme yarışına giren kullarının bazı şeylerde geri kalma yarışı, elindekinin küçük bir kısmını verince biter korkusu birçoğunu esir almakta. Oysa döktüğünün kaybettiğinin zarar ettiğinin hesabını yapsa o vermek için endişe duyduğu şeyleri misli misli. Birçoğumuzun evinde ekmek bayatlayınca hemen tazesi alınıyor, diğeri çöpe atılıyor. Bir kuru ekmeğe ne çok muhtaç insan var. Haftalarca bir bayat ekmeğe muhtaç olan insanları düşünürsek sorunumuzun ne olduğunu anlarız. Düşünüyoruz, görmüyoruz birçok şeye kulaklarımızı tıkıyoruz. Okuduğumuz şeyler duyduğumuz şeyler bizi etkilemiyor. Duyarsızlaştık inancımızda bile birçok şeyi arındırıyoruz ve hatta kendimize göre tasarlıyoruz. Mesela hiç zahmet etmiyoruz, mücadele vermiyoruz. Bugün bir öğün yemeğine bir öğün daha katma yarışında olanlarla bir dilim ekmek bulma yarışında olanlar.
Dünyada yaşayanlar ve en üzücü olanı ise aynı inanca sahip olanlar işte bizim o kardeşlerimizi sahipsiz bırakmamız ve umursamamamız. Kan emicilerin tuzaklarına kendi ellerimizle bırakmamıza sebep olmakta. Birçoğunu köle edinenler en ağır en sağlıksız ortamlarda kullanmakta. Birçoğu yaşam mücadelesi verirken önüne gelen engellerin altında ezilmekte. Yanımızda yere yıkılan bir vatandaşı bazen görmezden geliyoruz. Karşıdan karşıya geçmek isteyen bir engelliyi görmüyoruz. Bir hastaya bir yaşlıya seyahatlerde yer vermekten aciz insanlara rakamlar nasıl dokunsun nasıl bir şeyler hissettirsin?
O kadar duyarsızlaşmış kendi ayaklarına diken batınca hisseden burnumuzun önünde işkence çekenlere duyarsız olan toplum olduk. İnsanlık yavaş yavaş kaybolmakta, birbirinden uzaklaşmakta. Yenidünya yeni düzen insanlara kendi kimliklerini örf ve geleneklerini unutturdu. Komşuluk akraba eş dost yakınlaşması yavaş yavaş unutturuldu. TV ekranlarına yapmacık gerçeğe uzak özentiler, anne, baba, kardeş sevgisini unutturdu.  Yabancılıklar ve soğukluklar girdi hayatlarımıza. Sanal ortamların insanlar üzerinde birçok faydaları olduğu halde gençliğimiz düşünmeden en faydasız bölümüne kapılıp tutsağı oluyor ve hayatını küçük bir kutunun içinde büyük bir boşluğa bırakıyor. Evet, tuşa dokunduğunda kararını veriyor. Tıpkı insanın hayatında olduğu gibi. Doğru bir yolda mı? Yoksa yanlışlarla dolu zor bir yoldan mı? ilerlemeliyiz…
Bir yetimin başını okşamayı bırakın ayaklarımıza dolanan yetimleri görmekten aciz olduk. Doğruyu bulmak için birçok açık kapı bulunurken biz sürekli kapalı kapılar arkasında beklemekteyiz! Kim bilir bundandır geri kalışımız.
Amaçlarımızda bizim özümüzde gül dağıtıcı olmamıza rağmen birçok kez zehir akıtıyoruz etrafımıza.
Etrafımızdakileri bizden çekip alıyorlar, onların kafalarını uyuşturup üzerimize salıyorlar.
En zayıfımızı yakalıyorlar biliyorlar kim çaresiz, kim ümitsiz, kim bilinçsiz… İşte onları köleleştiriyorlar. Biz ise seyrediyoruz…
Bazen en yakınındaki kapı komşumuz, eşimizi çocuğumuzu yavaş yavaş koparıyorlar bizden…
Biz ise seyrediyoruz yok oluşlarını…

Share
#

SENDE YORUM YAZ

8+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Biz demiyoruz ulema diyor!

    14 Kasım 2018 Makale, Manşet, Tüm Manşetler

    “FES TAKMAK GÂVUR İŞİDİR” Bir feslidir gidiyor! Adı Kadir Mısıroğlu. Fes taktığı için Fesli Kadir’de deniliyor. Hatta akıl sağlığı ile ilgili olarak adının başına farklı ekler de ekleyenler var! Videolarındaki onlarca yanlış ve yalana rağmen kendisine tarihçi (!) denilen bir zat! Türk, Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı olduğu ise söylemlerinden alenen belli olan bir zat hem de! Milli Mücadele nefretiyle “keşke Yunan kazansaydı” diyebilecek kadar nefret dolu bir kişilik. Fes taktığı ve eğreti taktığı kravatı ile kendine bir tarz yaratan fesl...
  • Samsunspor’da işler pek yolunda değil!…

    14 Kasım 2018 Makale, Manşet, Spor, Tüm Manşetler

    UYANIK BAŞKAN EL KOYAR! Samsunspor’da işler pek yolunda değil. Ancak; takımın daha iyi olacağına ve istenen, daha çok beklenen düzeye geleceğine olan inancım tam… Hatta; Sarıyer deplasmanından üç puan bekliyorum. Ne zaman kırmızı-beyazlı kulüpte işler rayına girer, o bi görünmez el devreye girer. Rayındaki kulüp ve takım birden raydan çıkar. Tek korkum yine bu. İnanın vallahi böyle. Öyle de oluyor! *** Samsunspor nerede Samsun basını da orda. Samsunspor’u basından ayrı düşünmek en büyük gaflet bence. Samsunspor ve basın etle tırnak ...
  • Önüne gelen aday adayı?…

    13 Kasım 2018 Makale, Manşet, Siyaset, Tüm Manşetler, Üst Haber

    ENFLASYON’A ALIŞTIK DA!... Enflasyon denilen bu zatı muhterem bize iyi alıştı… Sanki dünyada başka ülke yokmuş gibi ülkemize demir attı!... Daha dün ekonomide boy gösteren enflasyon şimdi de siyasete el attı!... Anlayacağınız yerel seçimler yaklaştı… Aday adayları enflasyonu yaşanıyor!... Önüne gelen aday adayı?... Neden dersiniz???... Bunların birçoğu aday olacaklarından değil, sonrasında bir köşe kapmak için!... Çapı olmayandan tutun da bir koyun güdemeyene varıncaya kadar aday adayları ortalıkta dolaşıyor!... En...
  • Keçiörengücü sabırla ve inatla oynadı!…

    12 Kasım 2018 Makale, Manşet, Tüm Manşetler

    KEÇİ İNADI! Samsunspor, Keçiörengücü’nü ağırladı. Eski Samsunsporlu Erdi Dikmen Samsunspor’a karşı forma giyerken; yine Samsunsporlu olan Alperen Pak da Keçiörengücü’nde yedekteydi. Oğuz Gürbulak da Samsunspor’da yedekte sahaya çıktı. Kırmızı-beyazlılarda maç öncesi tek hedef vardı; kazanmak. *** Kontrollü başladı müsabaka… Samsunspor topa sahip olmaya çalıştı. Rakip de oyunu hiç bırakmadı. Sahada kıyasıya bir mücadele vardı. İlk yirmi dakikada net gol pozisyonu yoktu maçta. Samsunspor istediği oyunu ve baskıyı rakibine kabul ettirem...